Nasipse Olur 2: “Mutlu Son” Sadece Bir Başlangıçmış! Evlilik Aşkı Öldürür mü?
- Vizyon Tarihi: 28 Kasım 2025
- Film Kategorisi: Komedi, Romantik, Aile
- Yönetmen: Ufuk Cebeci
- Senarist: Barış Başar
- Yapımcı: Greenart Group
- Oyuncular: Algı Eke, Burak Sevinç, Nur Sürer, Ömer Kurt, Yeşim Dalgıçer
- Ülkesi: Türkiye
- Platformlar: Sinema
2020 yılında sinemaseverlerle buluşan ve sıcak, bizden hikayesiyle gönüllerde taht kuran “Nasipse Olur” efsanesi, aradan geçen yaklaşık altı yılın ardından beyazperdeye geri dönüyor. Yeşilçam sıcaklığını modern Türk sinemasına taşıyan serinin ikinci halkası “Nasipse Olur 2”, 28 Kasım 2025 Cuma günü izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. İlk filmde “kısmet” peşinde koşan kahramanlarımız, bu kez çok daha zorlu bir sınavla, “evlilik kurumuyla” karşı karşıya. Meleksah.com okuyucuları için, kahkaha garantili bu devam filmini; konusundan oyuncu performanslarına, senaryo matematiğinden neden izlenmesi gerektiğine kadar mercek altına aldık.
Konusu: Masal Bitti, Şimdi Gerçek Hayat Başlıyor
Hatırlayacağınız üzere ilk filmde, küçük kasaba hayatının naifliği içinde, Boyabat’ın en zengin ailesinin “hanım ağası” Neriman’ın (Nur Sürer) baskıları sonucu başlayan bir “sahte sevgili” oyunu izlemiştik. Günfer (Algı Eke) ve Gökhan (Burak Sevinç), tüm aksiliklere rağmen aşkı bulmuş ve o masalsı “mutlu son”a ulaşmışlardı.
Ancak Nasipse Olur 2, tam da filmlerin bittiği yerde, “Onlar ermiş muradına…” cümlesinden sonra başlıyor. Senarist Barış Başar, bu kez klişe bir aşk hikayesi anlatmak yerine, “Evlenince her şey tozpembe mi olur?” sorusunu soruyor. Film, Günfer ve Gökhan’ın evliliklerinin üzerinden geçen zamanı ve bu süreçte aşkın şekil değiştirmesini konu alıyor.
Neriman Teyze faktörü elbette yine devrede! Çiftimiz, bir yandan ekonomik dalgalanmalar ve hayat gailesiyle uğraşırken, diğer yandan Neriman’ın bitmek bilmeyen beklentileri ve müdahaleleriyle baş etmeye çalışıyor. Hikaye bu kez Boyabat sınırlarını da aşarak İstanbul’a uzanan bir maceraya dönüşüyor. Gökhan’ın iş hayatındaki çalkantılar ve Günfer’in ailesini bir arada tutma çabası, trajikomik olaylar silsilesini beraberinde getiriyor. Kısacası; ilk film “kavuşmayı” anlatıyordu, bu film ise “bir arada kalabilmeyi” anlatıyor.
Oyuncu Kadrosu ve Karakter Analizleri
Filmin en büyük kozu, ilk filmdeki kimyayı tutturan ana kadronun bozulmadan (ve hatta güçlenerek) devam etmesi.
Algı Eke (Günfer Rolünde): Romantik komedilerin aranan yüzü Algı Eke, Günfer karakteriyle yine doğallığını konuşturuyor. Eke, “mahallemizin kızı” imajını o kadar iyi taşıyor ki, Günfer’in yaşadığı her panik atağı, her sevinci seyirciye birebir geçiriyor. İlk filmdeki sakar ve şanssız kız, bu filmde evliliğini kurtarmaya çalışan daha olgun ama hala panik bir kadına dönüşmüş durumda. Algı Eke’nin mimikleri ve kendine has üslubu, filmin mizah dozunu sürekli yukarıda tutuyor.
Burak Sevinç (Gökhan Rolünde): Yakışıklı oyuncu Burak Sevinç, Gökhan karakterinde yine karizmatik ama bir o kadar da “arada kalmış” erkek profilini çiziyor. Annesi (veya kayınvalidesi) ile eşi arasında kalan Türk erkeği dramını, komedi sosuyla harmanlayarak sunuyor. Sevinç’in komedi zamanlaması, özellikle Algı Eke ile olan karşılıklı sahnelerinde parlıyor. Gökhan’ın sabrının sınırlarının zorlandığı anlar, filmin en eğlenceli sekanslarını oluşturuyor.
Nur Sürer (Neriman Rolünde): Ve tabii ki usta oyuncu Nur Sürer… Son yıllarda Camdaki Kız, Aile ve Bir Başkadır gibi yapımlarda izlediğimiz ağır, dramatik ve otoriter rollerin ardından, Nur Sürer’i yeniden bir komedi filminde, üstelik “Neriman” gibi renkli bir karakterde izlemek büyük bir keyif. Neriman, geleneksel, baskın, dediğim dedik bir kayınvalide. Ancak Nur Sürer, bu karaktere öyle bir sevimlilik katıyor ki, ona kızmak yerine yaptıklarına gülüyoruz. Filmin “kötü”sü değil, “kaos yaratanı” o.
Ömer Kurt ve Yan Roller: Filmin tuzu biberi olan yan karakterler, özellikle Ömer Kurt’un canlandırdığı Hazım, hikayenin komedi ritmini belirliyor. Hazım’ın saflığı ve olayları yanlış anlaması üzerine kurulu durum komedileri, salonu kahkahaya boğacak cinsten.
Yönetmen ve Senaryo: Ufuk Cebeci’nin Vizyonu
İlk filmin yönetmeni Selahattin Sancaklı’dan bayrağı devralan Ufuk Cebeci, serinin ruhuna sadık kalırken, tempoyu biraz daha artırmış görünüyor. Komedi filmlerinde en önemli unsur olan “ritim”, Cebeci’nin yönetiminde aksamadan ilerliyor. Özellikle kalabalık sofra sahneleri ve yanlış anlaşılmalar üzerine kurulu sekanslardaki kurgu başarısı dikkat çekiyor.
Senarist Barış Başar, Türk aile yapısını çok iyi analiz eden bir kalem. “Gelin-Kaynana” çatışması gibi yüzyıllardır eskimeyen bir temayı, modern şehir hayatının zorluklarıyla harmanlayarak güncel bir hikaye ortaya çıkarmış. Diyalogların samimiyeti, izleyicinin “Aynısını biz de yaşıyoruz” demesini sağlıyor.
Neden İzlemelisiniz?
-
Ailece İzlenebilecek Bir Yapım: Küfür veya aşırı argo barındırmayan, 7’den 70’e herkesin keyif alabileceği, sıcak bir aile filmi arıyorsanız Nasipse Olur 2 doğru adres.
-
Nostaljik Bir Tat: Yeşilçam filmlerindeki o sıcak mahalle kültürünü, dayanışmayı ve tatlı sert çekişmeleri özleyenler için modern bir alternatif.
-
Gülmeye İhtiyacımız Var: Gündemin yoğunluğu ve stresinden uzaklaşıp, 2 saat boyunca kafanızı boşaltmak ve sesli gülmek için ideal bir terapi.
Boyabat’tan Gelen Kahkaha Tufanı
Nasipse Olur 2, sinemada devrim yapma iddiasında olan bir film değil; ancak vaat ettiği şeyi, yani “eğlenceyi ve samimiyeti” sonuna kadar sunan bir yapım. İlk filmi sevenlerin hayal kırıklığına uğramayacağı, karakterlerin gelişimine tanık olacağı keyifli bir devam filmi olmuş.
Neriman Teyze’nin entrikaları, Günfer’in sakarlıkları ve Gökhan’ın çaresizliği arasında, aslında “sevgi”nin her şeyin üstesinden geldiğini anlatan bu sıcak hikayeyi kaçırmayın. 28 Kasım’da sinemalarda buluşmak üzere, iyi seyirler!
