Yabancı
0

  • Vizyon Tarihi: 16 Ocak 2026
  • Film Kategorisi: Dram
  • Yönetmen: François Ozon
  • Senarist: François Ozon (Albert Camus’nün romanından uyarlama)
  • Yapımcı: FOZ, Mandarin Cinéma
  • Oyuncular: Benjamin Voisin, Rebecca Marder, Pierre Lottin, Denis Lavant
  • Ülkesi: Fransa
  • Platformlar: Sinema

Yabancı (L’Étranger): Duygusuzluğun ve Hakikatin Çarpışması

Film, sinema tarihinin en gizemli karakterlerinden biri olan Meursault’nun (Benjamin Voisin) hikayesini odağına alıyor. Hikaye, Meursault’nun annesinin ölüm haberini almasıyla başlar. Annesini yerleştirdiği huzurevine giden genç adam, cenaze töreni boyunca ve annesiyle vedalaşırken toplumun beklediği o “yas” duygusunu hissetmez. Onun bu kayıtsızlığı, aslında hikayenin geri kalanında başına geleceklerin ve toplum tarafından dışlanmasının temel sebebidir.

Meursault, hayata ve duygulara karşı tamamen dürüsttür; hissetmediği bir şeyi hissetmiş gibi yapmayı reddeder. Cenazeden kısa bir süre sonra eski iş arkadaşı Marie (Rebecca Marder) ile bir ilişkiye başlar. Marie’ye aşık olup olmadığı sorulduğunda bile, ona karşı dürüst kalarak bunun bir öneminin olmadığını söyler. Raymond (Pierre Lottin) adındaki komşusuyla kurduğu tehlikeli arkadaşlık ise onu geri dönüşü olmayan bir trajediye sürükler. Güneşin, denizin ve tesadüflerin birleştiği o meşhur sahnede Meursault’nun tetiğe basması, sadece bir cinayet değil, toplumsal düzene karşı bir “yabancılaşma” ilanıdır.

 François Ozon’un Estetik ve Felsefi Dokunuşu

Fransız sinemasının “Enfant Terrible”ı olarak bilinen François Ozon, Albert Camus’nün soğuk ve mesafeli anlatımını sinemaya aktarırken görsel bir şölen sunuyor. Ozon, karakterin iç dünyasındaki o boşluğu anlatmak için geniş planları ve sessizliği ustalıkla kullanıyor. Filmin 18+ yaş sınırı alması, Ozon’un karakterin arzularını ve hayatın çıplak gerçeklerini sansürsüz bir şekilde işleme tercihinden kaynaklanıyor.

Yönetmen, Meursault’yu bir canavar olarak değil, toplumun kurallarına uyum sağlayamayan bir “doğrucu” olarak resmediyor. Ozon’un sinematografisinde güneşin yakıcılığı, Meursault’nun işlediği suçun fiziksel bir sebebi gibi işlenmiş. Senaryoyu bizzat kaleme alan Ozon, Camus’nün metnine sadık kalarak, karakterin mahkeme sürecinde işlediği suçtan çok “annesinin cenazesinde ağlamadığı için” yargılanmasını sarsıcı bir dille eleştiriyor.

 Oyuncu Kadrosu ve Karakter Derinlikleri

Filmin başarısındaki en büyük pay, her biri karakterine derinlik katan oyunculara ait:

  • Benjamin Voisin (Meursault): 85 Yazı filmiyle yıldızı parlayan Voisin, Meursault rolünde kariyerinin en zorlu sınavını veriyor. Duygularını dışa vurmayan, donuk ama anlamlı bakışlarıyla Meursault’nun o meşhur “kayıtsızlık” halini mükemmel yansıtıyor. Voisin, izleyicinin karakterle empati kurmasını değil, onu anlamaya çalışmasını sağlıyor.

  • Rebecca Marder (Marie Cardona): Meursault’nun hayatındaki tek canlılık kaynağı olan Marie rolünde Marder, filme sıcaklık ve hayat katıyor. Meursault’nun mesafeli duruşuna rağmen ona duyduğu sadakat, filmin romantik ama bir o kadar da hüzünlü yanını oluşturuyor.

  • Pierre Lottin (Raymond Sintès): Meursault’yu felakete sürükleyen karanlık komşu Raymond rolünde Lottin, tekinsiz bir performans sergiliyor. Onun varlığı, Meursault’nun pasif yapısıyla tezat oluşturarak hikayenin çatışma dozunu artırıyor.

  • Denis Lavant (Salamano): Fransız sinemasının devlerinden Denis Lavant, köpeğiyle kurduğu hastalıklı ilişkiyle bilinen Salamano karakterinde kısa ama etkileyici bir performans sunuyor. Salamano, toplumun diğer “yabancı”laşmış yüzünü temsil ediyor.

Teknik Kalite ve Görsel Dil

2 saat 3 dakikalık bu yapım, teknik açıdan kusursuz bir işçiliğe sahip. Kuzey Afrika sahilinin yakıcı güneşi ve denizin sonsuz maviliği, filmdeki atmosferi belirleyen en önemli unsurlar. Renk paleti, cenaze töreninin solgun gri tonlarından, kumsaldaki kör edici parlaklığa doğru evriliyor. Ses tasarımı, Meursault’nun başındaki zonklayan ağrıyı ve dış dünyanın ona anlamsız gelen gürültüsünü izleyiciye hissettiriyor.

François Ozon, mahkeme sahnelerinde klostrofobik bir atmosfer yaratarak, Meursault’nun özgür ruhunun toplumun kalıpları arasında nasıl sıkıştığını gösteriyor. Film, izleyiciye bir yargıç gibi davranmayı değil, yargılanan insanın hakikatine şahitlik etmeyi teklif ediyor.

 Neden İzlemeli? Yabancı’nın Evrensel Mesajı

Camus’nün eserinin bugün hâlâ bu kadar güncel olmasının sebebi, modern insanın topluma yabancılaşmasını en iyi anlatan metin olmasıdır. İşte filmi izlemek için bazı nedenler:

  1. Bir Edebiyat Klasiği: Camus’nün felsefesini sinemada en saf haliyle görmek için.

  2. Ozon Vizyonu: Bir dâhinin, bir başka dâhinin eserini nasıl yorumladığına tanıklık etmek.

  3. Benjamin Voisin Performansı: Genç bir oyuncunun, sinema tarihinin en zor rollerinden birinin altından nasıl kalktığını görmek için.

  4. Varoluşçu Bir Sorgulama: Hayatın anlamını, duyguların sahteliğini ve toplumun dayatmalarını sorgulamak isteyenler için.

 Toplumun Aynasında Bir Yabancı

“Yabancı” (L’Étranger), 16 Ocak 2026’da vizyona girdiğinde sinema salonlarını felsefi bir tartışma alanına çevirecek. François Ozon, Meursault’nun hikayesini anlatırken aslında hepimizin topluma karşı ne kadar dürüst olabildiğimizi sorguluyor. 18 yaş ve üzeri izleyici kitlesine hitap eden bu yapım, duyguların dürüstlüğü ve toplumun ikiyüzlülüğü üzerine uzun süre unutulmayacak bir dram sunuyor.


Siz Meursault’nun yerinde olsaydınız, sadece toplum öyle beklediği için yas tutar mıydınız? Hakikat her zaman söylenmeli mi? Yorumlarınızı meleksah.com’da bekliyoruz!

İlginizi Çekebilir
İlk Gençlik

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir